Ülkesinin Kaderi Onun Çocuk Doğurmasına Bağlıydı: Monako Prensesi Sonunda "altın Kafes"ten Kaçtı

223

22 Temmuz 2021
Magazin

Avrupa'nın küçük prensliği Monako'nun first lady'si Prenses Charlene, aylar önce kendi adını taşıyan vakfın bir projesi kapsamında Güney Afrika'ya gitmiş ve oradan bir daha dönmemişti. Kocası Prens Albert ile ortak resmi Instagram sayfasında gergedanların hayata tutunması projesi kapsamında yürütülen faaliyetler ile ilgili çalışmalarını paylaşan Prenses Charlene, aylar geçmesine rağmen hala ülkesine dönmedi.

Yeni yıl için kocası ve biri kız diğeri erkek ikiz çocuklarıyla buluşsa da Prenses Charlene ve eşi Prens Albert hakkındaki boşanma söylentileri de dinmek bilmiyor. Üstelik, Prenses Charlene'in Güney Afrika'da bir ev satın aldığı iddiaları çiftin gizlice boşanma hazırlıkları yaptığı söylentilerini de güçlendirdi.

Charlene, düğününde sürekli ağlaması, düğün öncesi ise saraydan kaçmaya çalıştığı iddialarıyla da gündeme gelmişti. Aslında başlarda herkes onu da "modern çağların Külkedisi masalı kahramanlarından biri" olarak nitelendiriyordu. Ama sonra gerçekler birbiri ardına ortaya çıkmaya başlayınca bazı masalların da mutlu sonla bitmediği de anlaşıldı.

Evlilikten sonra "prenses" unvanını alan Charlene Wittstock da "mutsuz prenses" olarak dünya sahnesinde yerini aldı. Bu mutsuzluğu da sebepsiz değildi kuşkusuz. Çünkü Prens Albert, çapkınlıklarıyla ve sıra dışı yaşamıyla ünlüydü. Prens'in bir hostes ve bir garsondan iki çocuğu bulunuyor. Bir garsonla ilişkisinden dünyaya gelen kızına annesinin adı olan Grace'i ve kendi soyadı olan Grimaldi'yi verdi. Tıpkı bir süre sonra bir hostesten dünyaya gelen oğluna yaptığı gibi. Bütün bunlar düğünden önceydi elbette. Prens Albert da evlendikten sonra bu iki evlilik dışı çocuğunu çok gündeme getirmemeye çalıştı.

Bir dönem de Charlene ile evliliğinden biri kız diğeri erkek iki çocuk sahibi oldular. Ama bu durum bile Prenses Charlene'in yüzündeki mutsuzluk izlerini silemedi. Çünkü yine öne sürülenlere göre Charlene ile Prens Albert arasında bir anlaşma yapılmıştı. Boşanacaklarsa bile bu, çocukları dünyaya geldikten sonra olacaktı. İddialara göre ülkenin geleceği bu çocuklara bağlıydı. Belki evlilik de bu yüzden yapıldı. Çünkü ülkenin Fransa ile 1981 yılında yaptığı bir anlaşmaya göre eğer tahta geçecek bir veliaht bulunmazsa Monako, Fransa'ya bağlanacaktı. Sonunda dünyaya gelen biri kız diğeri erkek ikizleri, ülkenin geleceğini de kurtarmış oldu.

Paylaş

Kaynaklar